Kentsel Dönüşüm

Kentsel Dönüşümün Amacı

Kentsel dönüşüm, kentteki sorunlu alanların belirlenip, sağlıklı ve yaşanılabilir hale getirilmesi amaçlanarak yeniden inşaa etmek veya kullanılabilir olması için alanlara müdahale edilmesi anlamına geliyor. Kısaca kentsel dönüşüm kentin dokusunu bozan sorunların giderilmesi anlamını taşıyor.
Ülkemizde, geçmişten günümüze yaklaşık 90 tane deprem yaşanmıştır. Bu afet nedeniyle binlerce can kaybı olmuştur ve milyonlarca liralık hasar ve yıkım meydana gelmiştir.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, başta deprem olmak üzere yaşanacak diğer afetlere karşı 2012 yılında, “6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Yasası”nı çıkarmıştır. Bu yasanın diğer yasalardan farkı, can ve mal güvenliğinin korunması, afetler gerçekleşmeden önce oluşabilecek zararların önüne geçmek olmuştur.
Ayrıca Kentsel Dönüşüm ülkemiz için “hayat kalitesini artırmak”, “enerji tasarrufu sağlamak” ve gelecekte marka şehirleriyle “örnek bir ülke olmak” anlamına gelmektedir.

Kentsel Dönüşümün İlk Adımları

Ülkemizde “çarpık kentleşme” ve “gecekondulaşma” sorunu modern şehirleşmenin önünde büyük birer engel olarak durmaktaydı. Acilen bir çözüm bulunması gereken bu sorun için Kiptaş’ın geliştirdiği “Başakşehir ve Hilalşehir tarihi dönüşüm” projeleriyle ilk adım atılmış oldu. 1995 yılında gerçekleşen bu iki proje, yıllarca sürecek olan büyük kentsel dönüşüm projelerinin adeta sembolü haline gelmiştir.
2003 yılında ülkemiz, modern şehirleşme ve toplu konut projesiyle tanışmıştır. Hasılat paylaşımı projeleriyle kendi kaynağını üretme modelini geliştiren TOKİ, en büyük toplu konut projelerinden birini hayata geçirmiştir. 10 yılda toplam 500.000 konuta ulaşan proje kapsamında; afete maruz kalan bölgelerde Afet Konutları, ailelere uygun konutlar ve pek çok sosyal konut projesi gerçekleştirilmiştir.